Sofrada her gün aynı sahne: Tabakta yeni bir yemek, çocuğun çatık kaşları ve "Bunu yemiyorum" cümlesi. Pek çok aile bu durumu inat ya da şımarıklık olarak değerlendirir. Oysa yeni besinleri reddetmenin arkasında, çocuğun gelişim dönemine özgü doğal bir eğilim vardır.
Yemek Neofobisi Nedir?
Yemek neofobisi, yeni ya da tanımadık besinlere karşı duyulan çekingenlik ve reddetme eğilimi olarak tanımlanır. Bu eğilim 2-6 yaş arasında neredeyse tüm çocuklarda görülür ve genellikle 4-5 yaş civarında en belirgin halini alır. Birçok ailede geçici bir dönemken, bazı çocuklarda okul çağına kadar belirgin biçimde sürebilir.

Neden Yeni Besinlere Temkinli Yaklaşırlar?
Yeni besinlere karşı temkinli olmak, çocukluk döneminde sık rastlanan ve doğal kabul edilen bir davranıştır. Çevreyi yeni keşfetmeye başlayan bir çocuk için tanımadık tat ve dokular ister istemez bir "acaba" hissi yaratır. Bu temkinli tutum çoğunlukla yaşla birlikte azalır; çocuk daha fazla tada ve dokuya aşina oldukça yeni besinlere yaklaşımı da yumuşar. Seçicilik çoğu zaman kalıcı bir özellik değil, gelişimin bir evresidir.
Kaç Kez Denemek Gerekir?
Gözlemler, bir yiyeceğin kabul edilmesi için çoğu zaman 10-15 kez tanıştırma gerektiğini gösterir. Bu tanıştırma; tabağa koymak, bakmak, dokunmak ya da yalnızca masada bulundurmak gibi aşamaları da kapsar. Dolayısıyla "bir kez denedi, olmadı" yaklaşımının pek karşılığı yoktur. Sabır, bu süreçte en işe yarar tutumdur.
Zorla Yedirmek Neden Ters Teper?
Baskıyla ya da ceza-ödül yöntemiyle yedirme girişimleri, uzun vadede hem yemek çeşitliliğini hem de çocuğun yemekle kurduğu ilişkiyi olumsuz etkileyebilir. Zorlama çoğu zaman "bu besin tehdittir" algısını pekiştirir ve çocuğun direncini artırır. Masadaki gerilim arttıkça yeni besinleri deneme isteği azalır.
İşe Yarayan Yaklaşımlar
Dönüşümlü Besin Sunumu: Yeni bir besini tanıdık besinlerle birlikte tabağa koymak, çocuğun üzerindeki baskıyı azaltır. "Bunu yemek zorunda değilim, tanıdıklarım da burada" hissi rahatlatıcıdır.
Çocuğu Seçime Ortak Etmek: Markette birlikte alışveriş yapmak ya da hangi sebzenin pişirileceğine birlikte karar vermek, sahiplenme duygusu yaratır ve reddetme olasılığını azaltır.
Model Olmak: Çocuklar, ebeveynlerinin severek yediği besinleri daha kolay kabul eder. Sofrada "ben de yiyorum" mesajı güçlü bir örnektir.
Baskısız Temas: Oyun hamuruna sebze katmak, sebzeleri birlikte boyamak ya da mutfakta hazırlığa dahil etmek, besinle kaygısız bir bağ kurmanın yollarıdır.
Aileler İçin Pratik Çerçeve
Yemek neofobisinin büyük bölümü zamanla kendiliğinden azalır; ebeveynin tutumu bu süreci kolaylaştırabilir ya da uzatabilir. Üç ilke öne çıkar: Birincisi, masada olumsuz ifadelerden kaçınmak; "bitirmeden kalkamazsın" gibi cümleler baskı tepkisini büyütür. İkincisi, zaman konusunda gerçekçi olmak; 10-15 tanıştırmanın haftalar, bazen aylar sürebileceğini kabul etmek işi kolaylaştırır. Üçüncüsü, çeşitliliği korumaya çalışmak; reddedilen besinlerin yerine benzer gruptan farklı seçenekler sunmak.
Dengeli Beslenme ve Günlük Vitamin Alımı
Seçici yeme dönemlerinde bazı aileler çocuğunun günlük vitamin ve mineral alımını merak eder. Bu konuda katkı sağlamak isteyen aileler için Uzbionik Multivitamin Gummy bir tamamlayıcı olabilir. Takviye edici gıdadır; ilaç değildir, hastalıkların önlenmesi veya tedavi edilmesi amacıyla kullanılmaz ve dengeli beslenmenin yerini tutmaz. Tavsiye edilen günlük porsiyonu aşmayın. Dengeli ve çeşitli beslenme ile sağlıklı yaşam önemlidir.
Kaynakça
Türkiye Milli Pediatri Derneği. Çocuklarda Beslenme Davranışı ve Seçici Yeme.
Baysal, A. Beslenme (Hacettepe Üniversitesi Yayınları).
